top of page

Norveç'te Yağmur Başlayınca Çocuklar Eve Girmiyor

  • Yazarın fotoğrafı: Özge Özdemir Köz
    Özge Özdemir Köz
  • 7 Tem
  • 2 dakikada okunur

Yağmur başladı.

Türkiye'de olsak muhtemelen birçok ebeveyn aynı şeyi söylerdi:

"Hadi içeri."

"Üşüteceksin."

"Islanma."


Ama Norveç'te manzara tamamen farklı.

Yağmur başladığında öğretmenler çocukları içeri çağırmıyor.

Onlara yağmurluklarını giydiriyor.

Çizmelerini kontrol ediyor.

Ve oyun kaldığı yerden devam ediyor.


Norveç'te yaşayan bir klinik psikolog ve 3 yaşındaki ikiz çocuk annesi olarak, ilk zamanlarda bu durum bana da oldukça şaşırtıcı gelmişti.

"Bu çocuklar hasta olmayacak mı?"

"Bu kadar yağmurun içinde neden dışarıdalar?"

diye düşünüyordum.

Fakat yıllar içinde bunun yalnızca bir eğitim tercihi olmadığını fark ettim.

Bu, İskandinav çocuk yetiştirme anlayışının temelini oluşturan bir yaşam felsefesi.


"Kötü Hava Yoktur, Yanlış Kıyafet Vardır"


Norveç'te çok sık duyacağınız bir söz vardır:

"Det finnes ikke dårlig vær, bare dårlige klær."

Yani:

"Kötü hava yoktur, yanlış kıyafet vardır."

Bu cümle sadece hava durumuyla ilgili değildir.

Çocuk yetiştirme anlayışını da özetler.

Hayat her zaman güneşli olmayacak.

Bazen yağmur yağacak.

Bazen rüzgâr esecek.

Bazen işler planlandığı gibi gitmeyecek.

Çocukların küçük yaşlardan itibaren bunları deneyimlemesine izin vermek, onların hayata daha sağlam hazırlanmasına yardımcı olur.


Çocuklar Sadece Oynamıyor


Yağmur altında oynayan bir çocuk dışarıdan bakıldığında sadece eğleniyor gibi görünebilir.

Oysa beyninde aynı anda çok sayıda gelişim süreci devam eder.

Islak zeminde dengesini ayarlamayı öğrenir.

Yeni çözümler üretir.

Arkadaşlarıyla iş birliği yapar.

Doğayı gözlemler.

Merak eder.

Riskleri değerlendirir.

Problem çözer.

Ve belki de en önemlisi, rahatsız edici gibi görünen koşullara uyum sağlamayı öğrenir.

Psikolojik dayanıklılık tam da böyle gelişir.

Her zorluğu ortadan kaldırarak değil…

Zorluklarla güvenli bir şekilde karşılaşmasına izin vererek.


Dayanıklılık Konfor Alanında Gelişmez


Birçok ebeveyn olarak çocuklarımızın zorlanmasını istemiyoruz.

Islanmasınlar.

Üşümesinler.

Düşmesinler.

Hayal kırıklığı yaşamasınlar.

Bu son derece doğal.

Ancak çocuk gelişimi açısından önemli olan, çocuğun hiçbir zorluk yaşamaması değildir.

Önemli olan, yaşadığı küçük zorluklarla baş edebileceğini deneyimlemesidir.

Bugün zor görünen bir yağmur,

yarın daha büyük sorunlarla baş edebilme becerisinin ilk adımı olabilir.


İkizlerim Bana Ne Öğretti?


Benim ikizlerim de Norveç'te büyüyor.

Yağmur yağdığında çoğu zaman oyun devam ediyor.

Eve geldiklerinde bazen çizmelerinin içi su dolu oluyor.

Montları çamur içinde olabiliyor.

Ama yüzlerindeki mutluluk her şeye değiyor.

Çünkü onlar sadece dışarıda vakit geçirmiyorlar.

Doğayla bağ kuruyorlar.

Arkadaşlık kuruyorlar.

Keşfediyorlar.

Sorun çözüyorlar.

Ve her gün biraz daha güçleniyorlar.

Bir klinik psikolog olarak biliyorum ki çocukların ruhsal gelişimi sadece güvenli ortamlara değil, anlamlı deneyimlere de ihtiyaç duyar.



Belki de Asıl Soru Şu


Belki de çocuklarımıza sormamız gereken soru:

"Bugün neden ıslandın?"

değil.

"Bugün ne keşfettin?"

olmalı.

Çünkü çocukluk, her zaman temiz kalınacak bir dönem değildir.

Merak edilecek, keşfedilecek, bazen ıslanılacak, bazen düşülecek ve her seferinde yeniden ayağa kalkılacak bir dönemdir.

Belki de güçlü çocuklar; hiç yağmura yakalanmayanlar değil, yağmurun altında da oynamaya devam edebilenlerdir.

 
 
 

Yorumlar


Klinik Psikolog &

Psikoterapist &

Aile Danışmanı 

Özge Özdemir Köz
 

📞 Telefon (Norveç):
+47 484 03 066

📱 WhatsApp (sadece mesaj & aramalar için):
+90 554 715 00 54

📧 E-post:

ozge@ozgeozdemirkoz.com

oezgekoez@gmail.com

  • Facebook
  • Instagram
  • X
  • TikTok

© 2035 by ozgeozdemirkoz. Powered and secured by Wix 

bottom of page